Türkiye'nin En Büyük Kadın Sitesi Cilt Bakımı, Yemek tarifleri, Saç Bakımı, Moda, Diyet, Makyaj, Dantel Örnekleri

Göğüslerim artık çok büyük geliyor

Ebru Destan, göğüslerinde ki silikonlardan rahatsız olduğunu dile getirdi.

Yıllar önce göğüslerine silikon yaptıran Ebru Destan, şimdilerde yaptırdığı silikonlardan rahatsız olduğunu dile getirdi.
GÖĞÜSLERİ BÜYÜK GELİYORMUŞDestan, “Göğüslerim artık bana çok büyük geliyor.
Küçülttürmeye karar verdim. Yakında bir operasyon geçireceğim” dedi. Özellikle yüz bölgesindeki estetiklere karşı olduğunu söyleyen Destan, “Estetik ekranda problem oluyor. Yapımcılar buna çok dikkat ediyor” dedi.

20 dakikada boşandılar

Oyuncular Cem Özer ile Nurgül Yeşilçay çifti 20 dakikada anlaşmalı olarak boşandı.

Beyoğlu 1. Aile Mahkemesi’nde görülen boşanma davasına Cem Özer ve Nurgül Yeşilçay katıldı. Duruşmaya ilk önce Nurgül Yeşilçay daha sonrada Cem Özer geldi. 14.00′da başlayan boşanma davası 14.20′de bitti.Tarafların anlaşmalı olarak boşandıkları öğrenildi. Cem Özer ile Nurgül Yeşilçay’ın çocukları Osman Nejat’ın ise Nurgül Yeşilçay’da kalacağı belirtildi. Cem Özer ve Nurgül Yeşilçay 2004 yılında evlenmişti. 20 dakikada gerçekleşen boşanma davasının ardından çıkışta basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Nurgül Yeşilçay üzgün olduğunu belirterek, “Ben elimden geleni yaptım. Şimdiye kadar çocuğumu düşündüğüm için sustum. Susmaya da devam edeceğim. Herkes ne olduğunu biliyor. Tabi ki üzgünüm” dedi. Cem Özer ise adliye çıkışı basın mensuplarının sorularına, “Böyle olmas gerekiyordu” diye konuştu.

Deniz Akkaya’ya evlilik şoku

Bir kız çocukları bulunan Deniz Akkaya’nın nikâha ikna edemediği Efe Önbilgin evleniyor. Ama Akkaya ile değil

Geçen yıl aralık ayında Efe Önbilgin’le birlikteliğinden Ayşe adını verdikleri bir kız çocuğu dünyaya getiren Deniz Akkaya’nın nikâha ikna edemediği Efe Önbilgin evleniyor.

Önbilgin’in Ankara’da gençlik yıllarından tanıştığı Duygu Hande Ekşi ile bugün Kuruçeşme’deki Les Ottomans Otel’de evleneceği iddia edildi. Kokteylle başlayacak düğün daveti 21.00’de nikâhla devam edecek.

Gizli tutulan düğün organizasyonunun rezarvasyonu TNT kanalının Kurumsal İletişim Direktörü Burcu Cankurtaran’ın adına yapıldı. Deniz Akkaya’nın gizli nikâhtan haberi olup olmadığı merak konusu oldu.

Efe Önbilgin, evleneceğini Arnavutköy Balıkçısı’nda buluştuğu Deniz Akkaya’ya söylediği çiftin bunun ardından kavga ettiği öğrenildi

Sinem Kobal öpüşmemeye yeminli

“Küçük Sırlar” dizisinin setindeki öpüşme krizi büyüdü. Sinem Kobal dizinin bu hafta ekrana gelen 13. bölümünün finalinde yazılan öpüşme sahnesinde de oynamak istemedi.Dizinin haftaiçi Cihangir’deki Boğa
“Küçük Sırlar” dizisinin setindeki öpüşme krizi büyüdü. Sinem Kobal dizinin bu hafta ekrana gelen 13. bölümünün finalinde yazılan öpüşme sahnesinde de oynamak istemedi.

Dizinin haftaiçi Cihangir’deki Boğaz manzaralı setüstü isimli mekânda geçen sahnede Çet ile Su’nun yakınlaşma sahneleri çekildi. Ancak Kobal senaryodaki sahneye itiraz etti. Sonunda istediği olan Kobal dizinin final sahnesinde Özçivit kendisini öpmek üzereyken eliyle itiyor.

İpek istemese de öpüştü
Kobal geçen haftalarda Arda Turan ile yaşadığı ilişkinin zedelenmesini istemediği için öpüşme sahnesinde oynamak istememiş ve rol arkadaşı Burak Özçivit de bu nedenle Kobal’ın dudağının kenarını öpmüştü. Kobal’ın Turan’ın yasağı yüzünden öpüşmediği iddiası da gündeme geldi. Ancak Kobal, “Arda benim işlerime karışmaz. Yasak koymaz” demişti. Bunun üzerine dizinin senaristleri öpüşme sahnesi yazdı. Ancak Kobal senaryoya sadık kalmadı. Kobal’ın öpüşmeme kuralına rol arkadaşı İpek Karapınar da destek verdi. Karapınar, Ali rolünü canlandıran Kadir Doğulu ile öpüşmek istemedi. Ancak yönetmen bu kez yapımcıyı devreye soktu. Karapınar, yazılan sahnede oynaması gerektiğine ikna oldu.

Kaynak: Gülcan Tarımoğlu/Milliyet

Vücudun bir acayip dedi kovuldu

Pınar Altuğ, geçtiğimiz yıl rol aldığı ‘Aile Reisi’ adlı dizinin kostümcüsünü işten attırdığı haberleriyle basında yer almıştı. Konunun yeniden gündeme gelmesi üzerine Altuğ, Habertürk’ün haberine göre, suçlamalara yanıt olarak şöyle konuştu

Set kostümcüsünü işten kovdurduğu için Pınar Altuğ, gerekçesini açıkladı: “Bana ‘Vücudunuz bir acayip’ demişti”

Pınar Altuğ, geçtiğimiz yıl rol aldığı ‘Aile Reisi’ adlı dizinin kostümcüsünü işten attırdığı haberleriyle basında yer almıştı. Konunun yeniden gündeme gelmesi üzerine Altuğ, Habertürk’ün haberine göre, suçlamalara yanıt olarak şöyle konuştu: “Kendisi bana kostümayarlayamadığı  için ben de ona destek olmak amacıyla evden kıyafet getirmiştim. Ama o kıyafetlerimi katlama zahmetine bile girmeden çantaya tıkmıştı. O zaman ben getirmeyeyim, sen kıyafet bul deyince de ‘Sizin vücudunuz bir acayip, hazır giyim olmuyor. Ancak diktirmek lazım’ diye cevap vermişti.”

ALTUĞ’A TEPKİ YAĞIYOR
Bu olayın ardından Pınar Altuğ’un Twitter’da “Normal hayatta yanına bile yaklaşamayacak biri, görevi gereği senden üstün konuma gelince, aklınca seni ezmeye çalışır, ne zavallı bir durum”  şeklinde yazdığı tweet de yoğun eleştiri aldı. Ünlü oyuncunun bu yorumuna gelen en ağır eleştirilerden biri ise şöyle oldu: “Siz kimsiniz ya, o normal hayatta yanınıza yaklaşamayanlar sayesinde kazanıyorsunuz parayı. Sonra, ne yaptınız ki siz bu hayatta kayda değer; vücudunuzu sergilemekten başka, değil mi güzelim!”

Robert Pattinson

Pattinson oyunculuk kariyerine kısa süre önce Uli Edel’in yönettiği, Sam West ve Benno Furmann’ın başrolde yer aldığı, bir Alman destanı olan Nibelungen’le ilgili Ring of the Nibelungsla başladı

Robert Thomas – Pattinson (d. 13 Mayıs 1986 Londra – , İngiltere) İngiliz aktör ve model.

Pattinson oyunculuk kariyerine kısa süre önce Uli Edel’in yönettiği, Sam West ve Benno Furmann’ın başrolde yer aldığı, bir Alman destanı olan Nibelungen’le ilgili Ring of the Nibelungsla başladı. Reese Witherspoon’un Vanity Fair filminin iki alternatif sonundan birinde, Witherspoon’un oğlu rolünde yer aldıysa da bu son kullanılmadı.

Robert Pattinson, bunun öncesinde, Barnes Tiyatro Grubu’nun bir üyesiydi ve Thornton Wilder’ın yönettiği Our Town’da George Gibbs karakteriyle başrol oynamıştı. Robert, ayrıca, Cole Porter’ın yönettiği Anything Goes”da Lord Evelyn Oakleigh ve Tess of the D’Urbevilles’de de Alec rollerini üstlendi. Genç oyuncu, kısa süre önce ise, OSO Sanat Merkezi’nde Macbeth’te Malcom’ı oynadı. Harry Potter ve Ateş Kadehi filminin oyuncu kadrosuna, Üçbüyücü Turnuvası’nda Hogwarts’ı temsil edecek olan Cedric Diggory rolüyle katıldı. Twilight isimli kitabın filminde Edward Cullen’ı canlandırdı. 2009 senesi içerisinde gösterime giren Salvador Dali ve Federico Garcia Lorca arasında varolduğu düşünülen aşkı anlatan Little Ashes filminde Dali’yi canlandırdı. Twilght filmi ile büyük çıkış yapan oyuncunun 2009-2010 yılları için Remember Me,Unbound Captives ve Twilight Serisinin 2.filmi olan New Moon ile 3 film projesi vardır.

Filmleri
Alacakaranlık – (2008 / ABD)
Alacakaranlık Efsanesi: Yeni Ay – (2009 / ABD, İtalya, Kanada)
Beni Unutma – (2010 / ABD)
Alacakaranlık Efsanesi: Tutulma – (2010 / ABD)

O artık melek olmaya veda etti

Victoria’s Secret’ın baş meleği, Alman süpermodel Heidi Klum podyumlara veda ediyor. 37 yaşındaki Klum ünlü markanın Kasım ayında yapacağı defilede olmayacağını açıkladı ve “Güzel şeyler bir gün biter

Victoria’s Secret’ın baş meleği, Alman süpermodel Heidi Klum podyumlara veda ediyor. 37 yaşındaki Klum ünlü markanın Kasım ayında yapacağı defilede olmayacağını açıkladı ve “Güzel şeyler bir gün biter. Victoria’s Secret’i her zaman çok seveceğim. Orada çok güzel yıllarım geçti” dedi.

3 yıldır Victoria’s Secret ile çalışan 3 çocuk annesi süpermodel 2002, 2006, 2007 ve 2009 şovlarının da sunuculuğunu yaptı. Geçtiğimiz sene ise doğum yaptıktan sadece 5 hafta sonra podyuma çıkmıştı.

Klum’un ayrılmasıyla Baş Melek ünvanının kime gideceği de şimdiden tartışılmaya başladı. Miranda Kerr ve Doutzen Kroes hamile oldukları için gözden çıkarılırken bu ünvanın Alessandria Ambrosio veya Adriana Lima’ya gitmesi kuvvetle muhtemel.

Tabii, Rosie Huntington-Whiteley, Candice Swanepoel, Chanel Iman veya Erin Heatherton gibi yeni meleklerden bir ismin seçilmesi de sürpriz olmayabilir.

Heidi Klum Victoria’s Secret dışında McDonald’s, Braun, Dannon, Liz Claiborne ve Volkswagen gibi bir çok büyük firmanın da yüzü oldu, Spin City, Sex and the City, Yes, Dear, ve How I Met Your Mother dizilerinde de konuk oyuncu olarak yer aldı.

2007′de, 2006′daki 8 milyon dolarlık geliriyle Forbes’in en çok kazanan 15 süpermodel listesinin 3. sırasındaydı. 2009 senesi toplam geliri ise 16 milyon dolar

Kylie Minogue Yaşlanmaz Mı

Avustralyalı şarkıcı Kylie Minogue (42), son single’ı için kamera karşısına geçti.

27 Eylül’de ‘Get Outta My Way’ isimli yeni single’ı çıkacak. Single için çekilen klip ise bir hayli iddialı gözüküyor. Kalçalarıyla ünlenen Kylie Minogue’un bu klibi erkeklerin ilgisini bir hayli çekeceğe benziyor.

Ne evet ne hayır

‘Hâlâ işin içinden çıkamıyorum. İlk kez bir konuda tıkandım. Şu anda durumum EV-HA…’

Attığı her adım, söylediği her söz olay olan ‘magazin kraliçesi’ Hülya Avşar, uzun süren suskunluğunu Günaydın için bozdu: “Benim için başarı, insanın özel hayatında kendini bir yere oturtabilmesidir. Sinema, sahne ve şöhret benim için bir araç. Hayata dair başarı; aile düzenini kurmak ve bunu sürdürebilmektir”

“Her bitiş yeni bir başlangıçtır” sözünü… Hayatta çok hızlı koşarken illa ki durup da bir nefes almak gerektiğini… Öncelikleri belirlemenin önemini, aile olmanın ne demek olduğunu… Peşinden koşulan şöhretin tek başına bir anlam ifade etmediğini… Ve daha pek çok şeyi anlattı Hülya Avşar… Magazin kraliçesi olduğu günlerden sonra biz onun gömüldüğü sessizliği türlü nedenlere bağlamıştık. Ama onunla konuştukça şunu fark ettim; gittiği yolda yaptığı bu makas değişikliği ya da vitesi küçültmesi; kendi mutluluğu, kendi düzeni için gerekliymiş. Ve zaten hayat bizi zorluklardan geçirerek, sınavlara sokarak daha çok büyütüyor, genişletiyor ve de pek bir rahatlatıyormuş.

İşte Hülya Avşar’ın Sabah gazetesi Günaydın ekinden Şengül Balıksırtı ile yaptığı röportaj:

ZOR BİR SÜREÇ GEÇİRDİM
Beş yıl öncesi hayatınız için bir dönüm noktasıydı. Boşandınız… O günlerden bugüne bakınca nasıl bir hayat planlamıştınız?
O zamana kadar hep “Bir gün, bir şekilde bu kadar gündemde olmanın, göz önünde olmanın olumsuzluğunu yaşayacağım” diye düşünüyordum. Bu konuda bir korkum vardı ama bunun nasıl olacağını bilmiyordum. Çünkü insan hayatında her şey sonsuza kadar iyi gidemez. Doğanın dengesi bir şekilde bozulacaktı. Çünkü her şey çok güzeldi. Ama sonra hep korktuğum süreç başladı. Önce boşandım sonra annemin rahatsızlığı gündeme geldi, onu kaybettim. Zor bir süreçti.

Boşanma bir travma mıydı?
Bu süreç herkes için zor. Çocuğum açısından böyle bir şey yaşanmasını asla istemezdim. Öte yandan kendimi başarısız hissettim. Çünkü bir insanın başarısını aile düzeninden anlarsın. Bence ben başarılı bir kadın değilim bu anlamda.

ŞÖHRET BENİM İÇİN ARAÇ
Hayatı evliliğe ve onun düzenine hapsetmiş olmuyor musunuz?

Evet öyleyim. Ama sahnede, sinemada, TV’de başarılıyım. Çok şükür paramı kazanmışım, güzel bir kadınım. Her şeye çok şükür ama sonuç benim açımdan tatmin edici değil. Benim için başarı, insanın özel hayatında kendini bir yere oturtabilmesidir. Nedir bunlar? Arkaya dönüp baktığında doğru düzgün bir ailen var mı? Anneni, babanı, kardeşini kırmamış mısın? Akrabalarında hâlâ büyüğünün elini öpüyor, küçüğünün başını okşayabiliyor musun? Maddi anlamda da onlarla birlikte güçlendiysen bana göre başarı budur. Sinema, sahne, şöhret… Bütün bunlar benim için bir araç. Başarı; aile düzenini kurmak ve bunu sürdürmektir. Şöhretin esiri olmayacaksın.

Mesleki doyumlar bu açıkları kapatmıyor mu?
Benim için söz konusu bile değil. Örneğin Ajda Pekkan gibi sahnelerde mutlu olabilen ve böyle yaşamayı tercih eden insanlar vardır… Ben böyle değilim.

KENDİME “EVET” DEDİM
Bunun bir tercih olduğunu söylüyorsunuz ama bu süreçte zaten başka bir hayata geçiş yapmıştınız. Hayatınızdaki insan değişti. Belki de eskisi gibi bir temponuz olsaydı bu ilişkiyi de kaybederdiniz…
Değişimi kendim istedim. İlişkime katkıda bulunmak ve ilişkim için bir şeyler yapmak istedim. Ayrıca işteki o koşuşturmaca ve zamanla yarışmanın dışında kalarak bir şey yaşamak istedim. Çünkü hayat anlamadan geçip gidiyor. Bir şeyleri doya doya yaşamak istiyorum… Sadece mesleğimin ya da alkışın esiri olmak istemedim; istemiyorum da. Bir büyük sınavdan geçtim ve ne kadar güçlü olduğumu orada gördüm. Ailenin önemi de orada ortaya çıkıyor. Şimdi yeniden hız alabilirim. Ama bir şey kaçırıyormuş havasına da girmek istemiyorum açıkçası. Öyle bir telaşım yok. Kendi içimde bir referandum yaşadım ve kendime “Evet” dedim.

HİÇBİR GELİŞME OLMAMIŞ
O bulunduğun yeri kaybetme, popülaritede gerilere düşme korkunuz yok o zaman!
Kesinlikle yok. Gerçeğe ilişkin ettiğim bir cümle bile birinci sıraya oturmama yeter. Yani 4-5 yıl öncesine dönebilmem çok kolay.

Buradan şöyle bir sonuç çıkartabilir miyiz? Şov dünyasının içindeysen ve sadece işini önemsiyorsan mutlaka özel hayatında başka şeyleri kaçırıyorsun. Doğru mu?
Önemli olan denge. Her şeyin dengesini kurmak gerektiğini öğrendim. Her gün gündemde olmak, her gün bir gazeteci ordusuyla gezmek iyi güzel de bu benim çocuğuma da zarar veren bir şey. Bunun muhasebesini yaptım. Evliysen kocana da zaman ayıracaksın, çocuğuna da zaman ayıracaksın ve mesleğini de yapacaksın… Bunun aksini seçmek de var ama ben seçimlerimden mutluyum. Bir şey kaçırmamışım, her şey bıraktığım noktada duruyor… İmrendiğim bir şey yok. Herkes olduğu yerde sayıyor.

BENDEN SONRA MAGAZİN KALMADI
“Herkes olduğu yerde sayıyor” sözü bir meydan okuma ve sahalara dönersem ortalığı karıştırırım mesajı mı?
(Gülüyor…) Gerçekten kaçırdığım bir şey yok. Ayrıca geçirdiğim dört sene yanıma kâr kaldı. Biriktim. Kendi jenerasyonumda mesleğine devam edenlerde hep bir bıkkınlık ve mutsuzluk görüyorum. Hepsi çok monotonlaşmış. Bakıyorum kılık kıyafetler aynı, konuşmalar aynı, sorulan sorulara verilen yanıtlar aynı, repertuvarlar aynı. Doğru düzgün bir şarkı çıkmamış, benim kıskanacağım bomba gibi bir film çekilmemiş. Bense bu süreçte yenilenmişim. Her şeyimi oturttum. O dört seneyi böyle dingin geçirmeseydim rayından çıkabilirdi her şey. Taş yerinden oynardı ve bir daha da toparlayamaz ve sonunda gerçekten mutsuz bir kadın olurdum. Şimdi taşı yerine oturttum, süsledim püsledim, düzeni kurdum, işin başına geçtim… Yani her şey kendi sistemi içinde yürüyecek noktaya geldi. Şimdi kime, ne kadar zaman ayıracağımı, işimi hangi koşullarda yapacağımı biliyorum. Bunu yapmayan arkadaşlar acaba mutlular mı merak ediyorum. Onlardan hiç geri kaldığımı hissetmiyorum. Aksine bambaşka bir enerjiyle dönerim diye düşünüyorum. Dönersem de onlar için üzülüyorum. (Gülüyor)

NE ŞAMATA YAPARDIK
Öyle bir magazin figürüydünüz ki, “Bugün ne yapacak?” diye merak edilirdi. Bunu da seviyordunuz. Genç kuşak yıldızlar ise çok farklı… Sizin kadar malzeme vermiyorlar, hatta hiç istemiyorlar. Kim doğru yerde sizce?
Bir sanatçının nasıl magazinel olabileceğini gösterdim ben. Yaptığım spor, giydiğim elbise, sahneden ettiğim bir laf, taraf olmak, kadınlığa dair düşüncelerim, köşe yazılarım, yaptığım röportajlar… Bunlar da magazindi. Benden sonra kimsenin bunu yapabildiğini görmedim. Sadece film yapıp, şarkı söyleyip kenara çekilmek bana göre değildi. Benden sonra eğlence bitti. Biz ne şamata yapardık. Genç kuşak doğru davranıyor olabilir ama halka paylaştıkları bir şey yok. Çünkü canlı değiller. Enerji eksikliği görüyorum. Gülmek, eğlenmek, spor yapmak… Bunlar insanın kendini yansıtması açısından önemli. Hiçbir şey yapmıyorlarsa kendilerini takip eden insanlara verebilecekleri bir şey yok demektir. Biraz daha güncel hayatın içinde olmalarını tavsiye edebilirim.

KİLOLARA KAFAYI TAKAN BİRİ DEĞİLİM
Yaz boyunca göbekli haliniz konuşuldu. Bunlardan etkilendiniz mi?

Öyle şeylere takacak bir kadın değilim. Sahneyi bıraktım diye kendimi bırakmış falan değildim. Her şeyden önce kendime ve beraberliğime saygım var. Kızıma rol model olmak zorundayım. Zehra sabah kalkıp benim gibi spor yapıyor ama ayağım kırıldıktan sonra gerçekten keyfini çıkardım. Yedim, içtim, şiştim. İki ay içinde istediğim kiloya gelebileceğimi bildiğim için dert etmedim.

SANATÇI KORKMAMALI
“Sanatçı ‘taraf’ olmalı” dediniz… Hiç politik olmadan içinizden geçen her şeyi söyleyebiliyor musunuz gerçekten?
Ben bu ülkenin bir sanatçısıyım, siyasetle de ilgim yok. Dolayısıyla söylediğim her söz beni bağlar. Konuşurken sadece beraberliğimi düşünürüm. Onun gurururu kıracak bir şey olmasın, çocuğumu üzecek bir şey olmasın diye dikkat ederim. Bunun dışında siyasetçiler bana kırılmış, sanatçı arkadaşlarım bana kızmış… Bunları çok fazla düşünmem. Evet taraf olmalıyız. Birileri bir şeyler söylemeli. Örneğin Tarkan’ın söyledikleri çok önemliydi. Bir sanatçının bunu yapması lazım.

REFERANDUM İÇİN ‘EV-HA’ HALİNDEYİM
“Korku ve çekinmem yok, her şeyi söylerim” diyorsunuz. Referandum konusunda oyunuzun ne olacağını sorsam…
Ben EV-HA demek istiyorum. (Gülüyor…) Çünkü hâlâ işin içinden çıkamıyorum. İlk kez bir konuda tıkandım. Şu anda durumum EV-HA…

Çok rahat olduğunuzu söylüyorsunuz. Bu bazen kontrolsüzlük getirebilir mi? Fazıl Say için önce bir açıklama yaptınız, sonra hata olduğunu söylediniz…
Onun sarf ettiği “Arabesk yavşaklıktır” sözü bana çok ters geldi. Ben de bir anda “Tedaviye ihtiyacı” var dedim. Sonra düşünüp taşındım; doğru söylediği pek çok şey de var. Gereksiz yere bir şeyler söylediğimi hissettim, kendime kızdım ama özür dilemiyorum. Çünkü özür dileyecek bir şey yaptığıma inanmıyorum.



  • Site İçi Özel Arama Yapın

  • E-posta Aboneliği

    Güncel haberlerimizin günlük olarak e-posta adresinize gelmesin istiyorsanız lütfen abone olun.
    Bu hizmetimiz FeedBurner altyapısını kullanmaktadır.
  • Tanıtım


Cinsellik kadın yemek tarifleri saç bakımı