Türkiye'nin En Büyük Kadın Sitesi Cilt Bakımı, Yemek tarifleri, Saç Bakımı, Moda, Diyet, Makyaj, Dantel Örnekleri

Fondöten ile ilgili temel bilgiler

Çoğu kadının günlük esaslarından biri haline gelen fondöten, tüm makyajın temelini oluşturur.

Artık yüze sürülen yapış yapış bir ürün olmaktan çıkan ve kullanıcısına pek çok alternatif sunan bu ürün, cilt bakımında da önemli rol oynamaya başladı. Zararlı dış etmenlere karşı yüzünüzü koruyacak bir kalkan niteliğinde duvar ören fondötenin farklı ihtiyaç ve kullanım şekillerine göre çeşitleri ise şöyle:

Sıvı fondöten: Hafif bir tabaka yaratarak, doğal görünüm sağlamak için ideal olan bu fondöten çeşidi, adından da belli olduğu gibi likit formdadır. Bir yüz kremi sürer gibi kolaylıkla parmaklarınızla uygulayabileceğiniz sıvı fondöten için sünger kullanmayı tercih ederseniz, ürünün cildiniz tarafından iyice emilmesini sağlamak için yumuşak dokulu ve kaliteli bir ürüne yönelmelisiniz. Daha da hafif ve yarı saydam bir yaratmak için ise süngerinizi nemli kullanmnız yetecektir.

Krem fondöten: Yoğun bir krem formunda olan bu fondöten çeşidi, dokusu sebebiyle daha kalın bir katman için uygundur. Eğer uzun saatler boyunca nemlendirilmeye ihtiyaç duyan kuru bir cildiniz varsa, bu fondöten sizin için doğru seçim olacaktır. İçindeki yağ, yüzünüzün sadece nem ihtiyacını karşılamayacak, parlak bir görünüme kavuşmasını da sağlayacaktır. Yoğun formundan dolayı süngere ihtiyaç duymayacak, tam tersi cildinize iyice yedirmek ve yüzünüz, kulaklarınız, boynunuza orantılı yaymak için parmaklarınızı kullanacaksınız.

Stick fondöten: Lekeli ya da pürüzlü ciltlere uygun olan stick fondötenler, cilt tonunu düzeltmek için gerekli renk pigmentlerine ve hafif miktarda yağa sahiptir. Kırışık ciltlerde kullanılması, kırışıklıkları daha ön plana çıkarmaya neden olabileceğinden tercih edilmemelidir. Uygulama esnasında direk sürmek yerine, hafif darbelerle noktalar halinde yüze dokundurulmalıdır. En iyi görünüm, stick fondötenin üzerine sürülecek pudra ile elde edilir.

Krem-toz fondöten: Sürülürken krem formunda olan, uygulandıktan sonra ise yumuşak pudramsı bir kıvamda kuruyan bu fondöten çeşidi, maskelemeye uygundur ancak yine kırışık ciltlerin sakınması gereken bir türdür. Çoğu kendi süngerini ihtiva eden krem-toz fondötenleri uygulamak oldukça kolay. Hafifçe sürüldükten sonra cilde yedirilmelidir. Nemli sünger daha hafif bir tabaka elde etmeye yarar.

Köpük fondöten: Kıvamı sıvı fondötenden daha kalın olsa da etkileri aynıdır. Kalın bir tabaka oluşturmadan cildi pürüzleştirir. Kalın fondötenler gibi kırışıklıkları göstermeyen bu türü uygulamak için ise parmaklarınızı ya da isteğe bağlı sünger kullanmalısınız.

Pudra fondöten: Mineral makyaja gittikçe artan ilgi yüzünden, cilde bakım yapan vitamin ve mineraller içeren pudra fondötenler de son zamanlarda oldukça popüler. Göz farları gibi pudramsı bir dokusu olan bu tip fondötenler, kimi zaman sıkıştırılmış formda kimi zamansa toz haldedir. Hızlı rötuşlar için de idealdir; gözenekleri tıkamaz, sivilce riskini düşürür. Uygularken ince bir sünger idealdir, toz olan için ise yumuşak bir fırça.

Yıpranmış saçlara doğal tedbirler

Saçlara zarar verebilecek pek çok sebep var ve daha iyi görünmelerini sağlayacak şeyler de bir o kadar az…

Saçlara zarar verebilecek pek çok sebep var. Şekillendirici ürünler, sert kış rüzgarları, sıcak yaz güneşi, hormon seviyesindeki değişiklikler ve liste uzar gider… Buna rağmen, daha iyi görünmelerini sağlayacak şeyler de bir o kadar azdır.

Sağlıklı beslenme. Saçların yemeğe ihtiyacı vardır, yani sağlıklı beslendiğinize ve kendinizi içeriden dışarıya beslediğinize emin olun. Sağlıklı saçlar için gerekli besinler A ve C vitamini, demir, çinko, biotin, B vitaminleri ve protein içerir. Beslenmenizin fasulye, fındık, baklagiller, havut, turunçgiller ve koyu renkli yapraklı yeşiller kapsadığına emin olun.

Saçınızı doğa şartlarından koruyun. Şapka giyin; soğuk bir kış sabahı evden çıkarken özellikle de saçlarınız nemliyse… Eğer saçlarınız uzunsa, onları zaptetmeniz için de iyi bir yöntemdir. Saçlar sadece soğuktan değil güneşten de zarar görür. Eşarp, bandana ya da şapkalar burada yine devreye girebilir, özellikle de dışarıda fazla vakit geçireceğiniz zaman.

Daha az şampuanlayın. Eğer saçlarınız gittikçe kuruyorsa ve siz her gün şampuan kullanıyorsanız bundan vazgeçmelisiniz. Eğer kendinizi saçınızı her gün yıkmak zorunda hissediyorsanız duru su ve ardından sadece krem kullanmayı deneyin. Böylece iki güne bir saçınızı şampuanlamış olursunuz. Ve kullandığınız şampuanı saçlarınızın özelliklerine göre seçmeyi unutmayın.

Saçlarınızla oynayın. Saç diplerinize yapacağınız hafif masaj, saçlarınızdaki doğal yağı yaymaya sebep olur. Özellikle saçlarınızı yıkamadan önce yapmanız iyidir. Saç yağı saçınızın beslenmesine ve parlaklığını arttıran en önemli doğal kaynaktır.

Nemlendirici bakım ile şımartın. Bunun için pek çok kozmetik ürün olması dışında evinizde uygulayabileceğiniz basit formüller de bulunmakta: jojoba ya da zeytinyağı ile saçlarınıza ve saç derinize basitçe masaj yapın. Sonra saçınızı yağlı bir halde ve sıcak havlu içerisinde 10 dakika bekletin (ya da saçınızın ne kadar kötü durumda olduğuna göre daha uzun bir süre). Daha sonra yıkayın ve her zamanki gibi şekillendirin. Üstelik bu uygulama ellerinize de çok iyi gelecek.

Sakız çiğnemek zayıflatıyor

Sakız çiğnemeyi sevenlerin dikkatine; alışkanlığınız sandığınızdan çok daha sağlıklı olabilir.

Şekersiz sakız çiğnemenin uzun dönemde kilo vermenize yardımcı olduğunu kanıtlayan deliller gittikçe artıyor. Rhode Island Üniversitesi’nde yapılan laboratuar araştırmalarına göre, sakızın kalori alımını düşürmeye yardımcı olduğu ve kalori yakma sürecini arttırdığı açıklandı.

Daha net bir ifade ile, şekersiz bir sakızı sabahları bir saat çiğneyerek 60 kaloriden kurtulabileceğiniz açıklandı. Aynı zamanda yemekten önce ve sonra sakız çiğneyenlerin çiğnemeyenlere göre %5 daha çok kalori yakabildikleri ortaya çıkardı.

Şekersiz sakızın faydaları hakkında yayınlanan tek rapor bu değil. Atıştırmadan önce sakız çiğnemenin isteklerinize gem vuracağı, açlık seviyenizi düşüreceği ve yediklerinizden alacağınız kalori miktarını azaltacağı konularında uzmanlar hemfikir. Tüm bu çalışmalar, ufak kalori farklılıklarından bahsediyor olsalar bile diyetisyenlerin de sürekli hatırlattığı gibi ufak değişiklikler birbirine eklenerek uzun vadede büyük farklar yaratabilirler.

Zayıflamanıza yardımcı olması dışında, sakız çiğnemenin yavaş ilerleyen bir kuyrukta sıra beklemek ya da trafik sıkışıklığı gibi gündelik stresörlere iyi geldiği de biliniyor. Konsantrasyonu ve uyanıklığı da arttıran sakız, diş çürümelerini önlüyor ve nefesi tazeliyor.

Global güzellik sırları

Annelerimiz, büyük annelerimizin evde hazırladıkları kimi güzellik reçeteleri tekrar gündemde…

Annelerimiz, büyük annelerimizin evde hazırladıkları kimi güzellik reçeteleri, son zamanlarda doğal hayata dönüş çabaları içerisinde televizyon kanalları ya da yazılı basında tekrar gündeme gelmeye başladı. Bir de bunların coğrafya değişikliklerine göre çeşitlendiği düşünülünce, kendi kendimize yapıp uygulayabileceğimiz birbirinden farklı pek çok alternatifimiz oluyor.

Ünlülerin makyaj tasarımcısı Shalini Vadhera’nın yazdığı Passport to Beaty kitabı, güzellik için bir seyahat rehberi niteliğinde. Shalini, Avrupa, Asya, Afrika, Kuzey ve Güney Amerika ve Avustralya da dahil olmak üzere tüm dünyayı gezmiş bir kadın olarak, hemcinslerinden öğrendiği paha biçilmez güzellik sırlarını bu kitapta bizlerle paylaşıyor.

Daha güzel ve yumuşak bir cilt: Çok eski zamanlardan beri,  Fransa güzelleştirme sanatında öncü olarak kabul edilir. Bugün bile geçerliliğini koruyor bu düşünce. Fransa aynı zamanda en iyi şarap şatolarının ülkesi olarak bilinir. Bu doğal gücü doğru kullanarak, Fransız kadınları taze üzümleri ciltlerini yumuşatmak ve gençleştirmek için vücutlarına sürüyorlar. Bu harika meyvenin nasıl işe yaradığını bilmek ister misiniz? Üzümün neredeyse her parçası- etli kısmı, çekirdekleri ve kabuğu- linoleik asit ve polifenoller gibi maddeler içeriyor ki bunlar da çok etkili antioksidanlar. Nemlendirme ve anti-aging faydaları bahşediyor. Bugün pek çok kozmetik markasının üzüm içerikli ürünleri piyasaya sürme sebebi de bundan kaynaklı.

Yıpranmış ve kuru saçlar: Dünyanın bir diğer köşesine geçecek olursak, Gana’ya özgü saç kremi, yıpranmış saçlara en iyi gelen ürün.  Shea ağaçları, Afrika’nın batı kıyılarında vahşice ve özgürce yetişiyor. Bu ağaçların meyveleri işleniyor – fıstıkları çıkarılıyor, kaynatılıyor ve daha sonra da belirli bir süre güneşte kurutuluyor. İyice kuruduktan sonra ise fırınlanıp eziliyor ve ‘shea yağı’ delinen yağ elde edilene kadar ısıtılıyor. Shea yağı problemli, özellikle kuru ciltler ve yıpranmış saçlar için en etkili madde. Uzmanlara göre saçı sadece yumuşatmakla kalmıyor, aynı zamanda nemlenmesine ve parlamasını da sağlıyor.

Gözaltı morlukları: İspanya’da, ince kesilmiş patates dilimlerini 10’ar dakikalık süreçler boyunca gözaltlarına koyan kadınlar böylece cilt renklerinin açılması sağlıyor ve morluklardan kurtuluyorlar.

Şişkinlikler: İskandinav kadınları, özellikle yüzlerindeki şişkinliklerden kurtulmak için buz gibi maden suyunu yüzlerine 15-20 kez çarparak yıkıyor ve kurtuluyor.

Kolay dudak bakımı ve parlatıcısı: İtalyan kadınlar, zeytinyağını dudaklarını pürüzsüzleştirmek ve parlatmak için kullanıyorlar.

Tahriş olmuş ciltler için: Yunan kadınlar kuru ve tahriş olmuş, güneş yanığı ciltlerini yumuşatmak ve beslemek için zeytinyağı ile masaj yapıyorlar.

Çatlaklardan kurtulmak: Asya’da kadınlar ciltlerini nemlendirmek, onarmak, beslemek ve yumuşatmak için beyaz kamelya yağı kullanıyorlar. Shalini, aynı zamanda bir kaç ünlü ismin doğumdan sonra bu yöntemi kullandıklarını ve o derin çatlaklardan bile bu sayede kurtulduklarına yemin ettiklerini söylüyor. Kadınlar bu yağı aynı zamanda saçlarının ve tırnaklarının hızlı ve sağlıklı uzamasını sağlamak için de kullanıyor.

Arınmak: Zimbabwe kadınları sabahları güne limonlu bir bardak sıcak çay ile başlıyor; sistemlerini temizlemek ve metabolizmalarını çalıştırmaya başlamak için.

Güçlü, parlak saçlar: Hindistan’da, kadınlar uzamasını, parlaması ve güçlenmesini sağlamak için, haftada bir hindistan cevizi yağı ile saçlarına ve kafa derilerine masaj yapıyorlar.

Kepek sorunu: Avustralyalılar, kepekten kurtulmak için şampuanlarına bir kaç damla okaliptüs ya da çay ağacı yağı katıyorlar.

Yanlış güzellik mitleri

Hepimiz cilt bakımı konusunda uzmanız ve söyleyecek çok fikrimiz var. İşte böyle düşündüğümüz sürece hataya düşmemize sebep olacak güzellik mitleri:

Hemoroit kremi göz şişliğini dindirir. Tam tersi göz etrafında Preparation H kullanımı kuru ve kızarık cilde sebep olur. Kendi kullanım alanında hüküm sürmeye devam etmesi en iyisi.

Cilt gözenekleri açılır ve kapanır. Gözenek bir kapı ya da pencere değildir- açılıp kapanmazlar. Ama ölü bir cilt gibi bir şey gözeneği tıkarsa, genişleme yaratabilir. Bu yüzden de cilt temizliği ve ölü derilerden arınmak çok önemlidir.

Salatalık göz şişkinliklerine iyi gelir. Salatalığın kendisi şişkinliği dindirmez. Ama  salatalıklar dolapta olmadıkları zamanlarda da uzun süre serinliklerini muhafaza edebilen sebzelerdir ve işte o soğukluk şişliklere iyi gelen esas nedendir; gözlerimizin etrafındaki damarların daralmasına sebep olur.

Sabun cilt için kötüdür. Sabunlar kül suyu ve hayvan yağı içerirken bu mit doğruydu. Ama bugün sabunlar daha az sert ve içlerinde nemlendiriciler de var.

Her gece yüzünüze vazelin sürmek kırışıklıkları önler. Petrol kırışıklıkların daha az görünmesine sebep olabilir ama yaşlanmayı önleyemez.

Alkolsüz daha iyidir. Her alkol kurumaya sebep olmaz. Yağlı alkoller de vardır ve yağlı yumuşatıcı demektir ve yumuşatıcı da daha yumuşak bir cilt.



  • Site İçi Özel Arama Yapın

  • E-posta Aboneliği

    Güncel haberlerimizin günlük olarak e-posta adresinize gelmesin istiyorsanız lütfen abone olun.
    Bu hizmetimiz FeedBurner altyapısını kullanmaktadır.
  • Tanıtım


Cinsellik kadın yemek tarifleri saç bakımı