Türkiye'nin En Büyük Kadın Sitesi Cilt Bakımı, Yemek tarifleri, Saç Bakımı, Moda, Diyet, Makyaj, Dantel Örnekleri

Kepek Saçta Kepeklenme ve Tedavisi – Cilt Hastalıkları

Kafa derinizden beyaz beyaz bir şeyler dökülüyor.

Nedenleri

Derideki yağbezleri iltihabı : Omuzlarınıza adeta kar taneleri düşüyor, başka belirti yok. Veya kaşlarınızda, burnunuzda, kulaklarınızın arkasında, hatta koltuk altlarınızda ve cinsel organlarınızda çok miktarda pul pul kabuk ya da kepek var. Kızarma, kabuk bağlama ve akıntı görülüyor. Bunun nedeni kesinlikle bilinmiyor, ancak bu muhtemelen aşırı yağlanmayla birlikte görülen ve çoğunlukla fiziksel ya da duygusal stresle, aşırı sıcak ve nemli havayla veya soğukla daha da kötüleşen bir mantar enfeksiyonundan kaynaklanabilir.

Kendi kendine yardım yöntemleri genellikle işe yarar.

Sedef hastalığı : Önce kepek vardı, ama artık lekeler başladı ve bu beyaz pullarla kaplı kabarık lekeler saç derisine, dizlere, dirseklere ve kaba etinize yayıldı.

Lekeler kaşınıyor veya ağrı yapıyor. Tırnaklarınızda yumuşama ve renk atma, eklem ağrıları ve sertleşme de söz konusu olabilir.

Mantar Enfeksiyonu : Saç derinizde kaşınan, kırmızı veya gri lekeli pullar var. Muhtemelen saçınız biraz döküldü. Mantar enfeksiyonlarına mikroskopik organizmalar yol açar. Tutulmalar hafif ile ağır arası derecelerde olabilir. Enfeksiyon genellikle hijyene dikkat etmemenin sonucudur. Bazen reçetesiz veya reçeteli ilaç gerekebilir.

Kendiniz Ne Yapabilirsiniz?

Reçetesiz veya reçeteyle verilmiş ve sülfür, asit salisilik, selenyum veya katran içeren bir şampuanla her gün yıkayın. Talimatlara harfiyen uyun ve iyice durulayın. Bir güçlendirici yararlı olabilir.

Önleme

Kepeğe karşı şampuanı ara sıra, normal şampuan kullanımının arasında kullanın. Farklı şampuanları deneyin, iki şampuanı değişmeli kullanın veya birkaç günde bir şampuan değiştirin.

Öteki Nedenler

Kontakt dermatit

Çocuğunuzun Tedavisi

Yumuşak bir saç fırçası veya diş fırçasıyla saç derisinin rahatsız bölgesini (pullu, kırmızı, kabuklu ya da akıntılı kısmını) yumuşatın. Kabuklar çıkmayacak kadar sertse, ılık bebe yağı sürün ve çocuğunuzun başına ılık havlu sarıp 15 dakika beklettikten sonra kepek giderici şampuanla yıkayın, ancak şampuan çocuğun gözüne kaçmasın.

Nevüs (Benler) – Cilt Hastalıkları

Tıpta “Nevüs”, halk arasında “Ben” adı ile anılan deri oluşumları, çok farklı görünümde ve yapıda olabilmekle beraber, genellikle kastedilen; yuvarlak veya oval deriden hafif kabarık 3-5 mm büyüklükte, siyah-kahverengi sertçe yapılardır. Bunlar; pigment üretici hücreye çok benzeyen özel hücrelerin deri içinde bir alanda yuvalanması sonucu gelişirler. Doğuştan itibaren var olabilecekleri gibi çoğu çocukluk döneminde, bir kısmı da sonraki bir zamanda ortaya çıkarlar. Benler 2 nedenle tıbbi açıdan önem taşırlar;

1- Bazı ben tiplerinin zamanla malignleşme (kötü huylu bir şekle dönme) riskine sahip olması,

2- Pigment üretici hücrelerden gelişen “Melanom” adındaki malign oluşumunun iyi huylu bir ben olarak algılanıp tedavisiz bırakılması.

Bu nedenle risk taşıyan benlerin özelliklerinin ve bir bende rastlanabilecek hangi değişimlerin önemli olduğunun bilinmesi gerekir;

· 0.5-1 cm”den büyük olması

· Sınırın girintili çıkıntılı asimetrik olması

· Rengin alacalı olması (yer yer siyah, kırmızı, kahverengi, beyaz)

· Ayak tabanı, el ayası ve parmak uçlarında yer alması

· Sayılan bu özellikleri taşıyan benlerin ailede de olması

· Geçmişte zaman zaman yanık yapacak şekilde yoğun güneşlenmelerin olması

Var olan bir benin;

· Neden yokken kanaması

· Üzerinde ülser gelişmesi

· Rengin hızla koyulaşması

· Rengin etrafa yayılması (veya etrafta beyazlanma olması)

· Kaşınma, acıma gibi belirtilerin olması

Günümüzde malign melanom için en etkin tedavi, olabildiğince erken teşhis edilip cerrahi olarak etraflıca çıkarılmasıdır. Başlangıçta ve sonra zaman zaman yayılma olasılığına karşı gerekli incelemeler yapılır. Bir bene cerrahi girişim uygulandığında malignleşebileceği veya yayılabileceği inanışı YANLIŞ ve maalesef yaygın bir inanıştır. Ben veya bene benzeyen oluşumlarla ilgili herhangi bir kuşkuda sağlık kuruluşuna başvurmak en doğru davranış olacaktır.

Pemfigus ve Tedavisi – Cilt Hastalıkları

Genellikle ağız içinde yüzeyel soyulmalar ve ağrılı yaralar ile başlayan ve vücut cildine de yayılabilen ciddi bir hastalıktır. Tetikleyicisi bilinmez ancak otoimmün diye tabir edilen vücudun kendi bağışıklık hücreleri ile oluşturduğu bir durumdur. Bazı ilaçlarla oluşan pemfigus vakaları bildirilmiştir. Pemfigus vulgaris (klasik pemfigus) dışında yerel ozellikleri olan değişik pemfigus tipleride vardır (fogo selvagem). Hastalığın cilt hastalıkları uzmanı tarafından gorülmesi ve biopsi ile tanı konulması gerekir.

Pemfigus Hastalığının Tedavisi

Tanısı konulan pemfigus vulgariste çeşitli tedavi protokolleri vardır. Hastalık tablosunun yaygınlığı ve şiddetine göre tedavi seçilir. Tedavide kortikosteroid ve immunosupresifler dışında immunoglobulin infüzyonu ve plazmaferez gibi yöntemlerde vardır. Vücudun kendi bağışıklık sistemi ile kendi cilt parçasına oluşturduğu bağışıklık hücrelerinin düzeyi kanda ölçülebilmektedir. Bu düzeyin düşmesi iyileşmeyle paralel gider. Yaraların bakımı da ayrıca önem taşır, tedaviye rağmen sebat eden yaralarda yara içine kortizon enjeksiyonları yapılabilir. Aktüel literatürde patlıcan, muz vb gıdaların pemfigusu artırabileceği yazılmıştır, ancak bunların tıbbi gerçekliği yoktur.

Zaten hastalıktan sorumlu olabileceğinden değilde ancak lokal olarak yara oluşturabileceğinden sözedilebilir. Tıbbi literatürde ise sarımsağın pemfigus yaralarını ortaya çıkarabildiği kanıtlanmıştır. Çok önemli bir nokta şudur ki; her hasta kendisiyle ilgili gözlemini iyi yapmalıdır, yani kişisel özellikler her zaman farklı sonuçlar doğurabilir. Örneğin bazı kişilerde sarımsak, domates, bazılarında, patlıcan, biber, yaraları azdırabilirken bazı kişilerde hiçbir sakınca yaratmaz. Bu yüzden pemfiguslu kişi kendi kendini iyi gözlemlemeli ve buna göre davranış biçimi geliştirmelidir. Zaten kişi kontrollü tedavi altında ise çekinmesi gereken fazlaca bir şey olmayacaktır.

Pemfigusun doğru tedavi edilmez ise öldürücü bir hastalık olabileceğini ve tedavide kullanılan ilaçların çeşitli yan etkileri ile karşılaşılabileceğini soylemek gerekir. Buna rağmen iyi kontrol altına alınan bir hasta doktoru ile iletişim halinde olarak hayatını rahat bir şekilde idame ettirebilir. Doktorunun kontrolünden çıkmamak üzere bir süre sonra kendi tedavisini düzenleyebilecek duruma gelebilir.
Pemfigus tedavisinde son yıllarda en sık kullanılan “Aberer protokolü”dür. Bu protokolde pemfigusun şiddetine göre kortikosteroid ve azathioprin adlı ilaçlar başlanır ve hastalık kontrol altına alındıktan sonra idame tedavisine geçilir. İdame tedavisinde kortikosteroidin belli çizelge eşliğinde doz azaltımı yapılır ve günaşırı 30 mg 3-4 ay devam edilir, azathiprin kortikosteroidden 2-3 ay sonra kesilir. Bu tedavi sırasında hasta 2 haftalık kan tahlilleri ile izlenir.

Tedavi süresince tuzsuz, karbonhidratsız, proteinli beslenmek yan etkileri azaltmak için önemlidir. İlaçlar bağışıklık azalması yapacağından (hatırlayınız ki pemfigus bağışıklık hücrelerinin gidip deriye oturmasından kaynaklanıyordu) infeksiyonlardan korunmak ta çok önemlidir. Tüm önlemlerin alındığı durumda bile pemfiguslu kişinin karşılaşabileceği yan etkiler arasında sivilcelenme, kilo alma, sürekli açlık hissi, depresyon, lokal tüylenme olabilir.
Pemfigusla ilgili gelişmeler hızla artmakta ve belkide pemfigus adını ilerki onyıllarda unutacağız ama şimdi pemfiguslu hastalarımızla birlikte onların hayatlarını en doğal şekilde idame ettirmeleri için gerekenleri tekrar sıralayalım:

1. Mutlaka bir cilt hastalıkları uzmanı tarafından takip altında olunuz.
2. Aklınızda ki her tür soruyu doktorunuza sorunuz.
3. Hastalığınız ile ilgili bilgilenip onunla birlikte en iyi şekilde yaşamanın yollarını öğreniniz.
4. Kendinizi iyi gözlemleyiniz, gözlemlerinizi doktorunuza kısa ve pratik şekilde özetleyerek yazınız.
5. Doktorunuz izin verdiği zaman ilaç dozunuzu kendiniz belirleyecek duruma gelebilirsiniz.

Pitriyazis Rosea – Cilt Hastalıkları

Pitriazis rosea siklikla deri cizgileri boyunca yerlesen, oval eritematoz papuller, kucuk plaklar seklinde gorulen oldukca sik rastlanan, gecici bir “papuloskuamoz” hastaliktir94. Etyolojisi bilinmemektedir fakat hastaligin sonbahar ve kis mevsimlerinde salgin yapacak sekilde gorulmesi muhtemel viral bir sebebi dusundurur. Erupsiyon genellikle govrenin ust kismi veya ekstremitede “haberci lezyon” denilen yuvarlak eritemli bir leke ve pullanma seklinde baslar. Birkac gun ilâ hafta icinde dokuntu yayginlasir,

simetrik tarzda ozellikle ust govre ve proksimal ekstremiteleri tutar. Hastalik benign bir seyir izler ve kendiliginden 2 ilâ 8 haftada yatisir, ancak bazi vakalar 1 yil kadar uzun surebilir.
PATOLOJI. Oncu dokuntu ve yaygin lezyonlarin biyopsilerindeki ortak nokta yuzeydeki hafif spongiyozlu parakeratotik pullanmadir fakat mikrovezikulasyon veya notrofilik infiltrasyon bulunmaz. Pullanma fokaldir ve gevsek olarak tutunur. Akantozun derecesi degisir ve haberci dokuntude daha buyuk ve daha psoriaziform olur.

Papiller dermiste odem. dermal papilla uclarinda kucuk kanamalar vardir, eritrositler ve eritrosit kirintilari epidermise gecer. Vaskulit bulunmaz. Damar cevresi lenfosit infiltrasyonu genellikle yuzeyeldir fakat haberci dokuntude cogu kez dermisin derinliklerine dogru ilerler. Az sayida eozinofil olabilir fakat plazma hucreleri gorulmez.
Pitriazis rosea guttat psoriazisten, psoriazisteki gibi stratum korneumda notrofil bulunmamasiyla ayirdedilebilir. Ozellikle altin tuzlari ve meprobamat tedavisine sekonder pitriazis roseaya benzer ilac reaksiyonlari vardir. Bu lezyonda eozinofil olmaksizin az sayida plazma hucresinin varligi kuvvetle sekonder sifilizi akla getirir. Viral ekzantemler pitriazis roseanin yaygin sekline benzeyebilir.

Psikolojik Cilt Hastalıkları – Cilt Hastalıkları

Dermatolojik yani başka bir deyişle cilt hastalıklarının bir çoğunda psikolojik faktörler rol oynamaktadır. Psikokütan dermatozlardaysa psikolojik rahatsızlık ön plandadır ve bu hastalığın bir göstergesi olarak ciltte lezyonlar oluşmaktadır. Gerçekte psikokütan dermatozların kesin bir sınıflaması yoksada burda

1.Artefakt dermatiti

2.Nörotik ekskoriasyonlardan bahsetmek istiyorum:

Artefakt dermatiti

Esasında primer olarak bir psikiyatrik rahatsızlık olmakla beraber kişinin derisindeki problemler sebebiyle dermatologların teşhis koyduğu bir hastalıktır. Tanı koymak bazen zor olmakla beraber lezyonlar çoğu hastada tipik tanı koydurucuda olabilir.

Hipokrat zamanından beri rastlanılmaktadır. Hastanın kendi derisinde kesme,delme,yolma,sıkıştırma,çimdikleme,vurma,enje ksiyon ve benzeri eylemlerle bilinçli veya bilinçsiz olarak yaptığı yıkımlar sonucu aniden ortaya çıkan lezyonlar vardır. Dediğim gibi bir psikiyatrik problem olan hastalıkta bu lezyonların oluşturulması sırasında acıya nasıl dayandıkları bazen hayret uyandırır.

Artefakt dermatitinde ciltteki bulguları yani lezyonlar düzensiz ve dağınık olup, ellerin özellikle de sağ elin uzanabileceği alanlardadır. Bayanlarda genellikle yüz,el ve kollarda yerleşir.

Artefakt dermatitinde belirtiler, yıkım için kullanılan malzemelerin niteliğine bağlı olarak değişmektedir: Hasta lezyonları oluşturmak için jilet,bıçak,cam parçaları yada kendi tırnaklarını kullanarak kesikler,yarıklar oluşturabilir.Lezyon şekilleri hiç bir deri rahatsızlığına benzemeyen türden köşeli,düzensiz yada geometrik biçimli olabilir. Çoğunluklada lezyon boyutları 1 cm den büyüktür bazen tüm karın yada kolun tamamında olabilir.

Bunlardan başka hasta lezyonları oluşturmak için asit yada alkali ajanlar,fenol,gümüş nitrat gibi maddelerde kullanabilir yada vücudunda sigara söndürerek lezyon oluşturabilir.Bu durumlarda yerçekimine bağlı olarak sıvı maddelerin akması yada etraftaki deriye bulaşmasıyla çizgisel yada yılanvari lezyonlar göze çarpabilir. Buraya kadar yazdığım durumlarda tanı koymak genellikle zor değildir iyi bir muayeneyle tanı konulabilmektedir.

Bunun dışında deri altına alkali,nişasta,silikon,yağ,gaita,tükürük,idrar,mür ekkep enjekte edenler,göz kapaklarına hava enjekte edip ödem oluşturanlar, allerjik hastalığı olup özellikle bu allerjenlere kendini maruz bırakıp hastalığının alevlenmesine sebep olanlarda vardır.Bu hasta grubunda lezyonlar başka deri hastalıklarını taklit edeceğinden tanılarıda zordur.

Artefakt dermatiti kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülür. Her yaşta görülebilmekle birlikte ergenlik ve genç erişkinlikte daha sıktır. Hastalar çoğunlukla içe dönük,emosyonel yönden olgunlaşmamış ve bencil yapılı kişilerdir bazen anoreksi ve de alkol bağımlılık problemleri de olabilir. Hastalık ergenlik döneminde ebeveynlerle iletişim bozukluğu, kıskançlık ,fiziksel yada cinsel travmalar sonrası yada ani gelişen strese karşı geçici bir uyum bozukluğu sonucu başlayabilir.

Hastaların genellikle yüzeyselde olsa tıbbi bilgileri vardır.Kendisi veya çok yakın bir aile üyesi sağlık sektöründe çalışan hasta sayısı oldukça fazladır.Tüm bunlar hastaların lezyonları daha profesyonelce taklit ederek gerçek deri hastalıklarına benzetmelerini sağlamaktadır.

Bu gruptaki hastalar lezyonlarının aniden çıktığını söyler ve çok ayrıntılı hastalık öyküsü verirler.Bazende lezyonların gelişiminden hiç haberdar olmadıklarını belirtebilirler.

Tanıyı koymada bazen çok zorluk çekilebilinir.Hastalar lezyonları kendilerinin yaptığını inkar ederler hatta bazı olgularda tanı konulup bunun psikiyatrik bir problemden kaynaklandığı ve de psikiyatri konsültasyonu istendiğinde hastada dermatoloğa karşı düşmanca tavırlar gelişebilir. Bu hastalar oldukça zeki olabilirler ve bazen bu tür lezyonları kendi ailesinden intikam almak,üzerlerine ilgi çekmek içinde yapabilmektedirler.Dikkatli hareket edilmesi gereken bir hasta grubudur.Hatta kendisinin hastalığını ortaya çıkaran bir hocamıza silahlı saldırıda bulunan bir hastamız bu hastalıkta ne kadar dikkatli davranılması gerektiğine çok güzel bir örnektir.

Bu grup hastaların askerlikten kaçmak,sigortadan para almak,işten kaçmak gibi kendilerine çıkar sağlama amacıyla (malingering) vücutlarında yaralar oluşturan kişilerden ayırdedilmesi gerekir. Çünkü bu gruptakiler gerçekten hastadırlar bazen küçük kazançları olsada bunlar ilgi,sevgi..gibi kazançlardır…

Uzm.Dr. Hülya GÜÇLÜER

Alerjik Kontak Dermatit – Cilt Hastalıkları

Bu durum deri ile temas eden çeşitli maddelerin sebep olduğu bir hastalıktır. Alerjik kontak dermatite neden olan maddelere alerjen denilir. Eğer bir kişi bu alerjene karşı alerjik ise, bu alerjen ile temas kaşıntı ve küçük su dolu kabarcıklara neden olur. Bu tablo ise alerjik kontakt dermatit olarak adlandırılır.

Asitler, alkali, çözücü, kuvvetli sabun ve deterjanlargenelde alerjik kontakt dermatite neden olmaz. Bu kuvvetli kimyasallar herkesin derisinde reaksiyon oluşturur. Bu maddelere irritan denilir. Bazı kimyasal maddelerhem alerjen, hem de irritan yapıda olabilir.

Dermatitin görüntüsü nasıldır?

Genellikle deri kırmızı, ödemlidir ve su dolu kabarcıklar vardır. Bu kabarcıklar patlayarak, pullanma ve kabuklanmaya ile kaplıdır. Daha sonra deri rengi koyulaşır ve derinin kabalaşır. Alerjik kontakt dermatiti diğer döküntülerden ayırmak zordur.

Nedenin saptanması

Hastanın evde veya işyerinde derisi ile temas eden maddeler dermatoloji uzmanı tarafından sorgulanır. Bir çok kontakt dermatit, döküntünün yerleşimi ile tanınır. Bazen fizik muayene ve sorgulama ile alerjen saptanamaz, bu durumda Dermatoloji Uzmanları alerjik patch (yama) testi uygularlar. Patch test temas eden alerjeni tespit etmek için kullanılan kolay ve güvenli bir testtir. Olası alerjenin ufak bir miktarı deriye uygulanıp bantlanır ve iki gün sonra test bölgesi açılır. Alerji olduğunda yama testinin uygulandığı alanda küçük kırmızı bir döküntü olur.

Sık rastlanılan alerjenler nikel, lastik, boyalar, koruyucular, parfümler ve bazı bitkilerdir.

Nikel Dermatiti

Nikel bir çok metal eşyada bulunan bir maddedir. Bir çok krom kaplı obje, hassas kişilerde reaksiyon oluşturabilecek miktarda nikel içerir.
Paslanmaz çelikten yapılan eşyalar nikel içerirler, fakat bu nikel sıkı bağlandığından nikel hassasiyeti olan kişiler için güvenlidir.

Nikel içeren küpeler kulak memesinde alerjiye neden olurlar ve nikel alerjisi bulunan kişilerde sıklıkla problem olurlar. Kulak delmek için kullanılan iğneler veya küpe takılması ile alerji başlar. Kulağı delmek için yalnızca paslanmaz steril iğneler kullanılmalıdır. Delme işleminden sonra en azından üç hafta nikel içermeyen küpeler kullanılmalıdır.

Kıyafetlerdeki düğme, fermuar ve klips ve benzeri metal aksesuarlar nikel içerirler ve alerjiye neden olabilirler. Nikel hassasiyeti bulunan kişiler kıyafetlerinde naylon aksesuarlar kullanmalıdır.

Nikel hassasiyeti bulunan kişilerde terleme dermatiti şiddetlendirir. Nikel içeren objelerin terli bir deriye temasından 15-20 dakika sonra deride kaşıntı başlar: Döküntü bir iki gün içinde gelişir. Eğer terleme yok ise aynı objelerin saatlerce teması herhangi bir probleme neden olmaz.

Lastik

Lastikten yapılmış ürünler sıklıkla alerjik kontakt dermatite neden olur. Lastiğe eklenen kimyasallar reaksiyona neden olabilir. Lastik, özellikle de latex kaşıntı, yanma ve kurdeşen gibi ani alerjik reaksiyona neden olabilir. Bazı kişilerde kaşıntı, gözde yaşlanma ve nadiren nefes darlığı oluşabilir. Bu durum sağlık çalışanları gibi latex eldiven giyenlerde sıktır. Lastik eldivenler eldivenin altındaki deride dermatite neden olur. Pudrasız eldivenler daha az alerjeniktir. Lastik alerjisi bulunan bir çok kadın ev işlerinde pamuk astarlı eldiven kullanmalıdır. Ayakkabılarda bulunan lastik materyaller ayaklarda alerjiye neden olabilir. Bu kişiler lastik içermeyen ayakkabılar giymelidir.Ayakkabılardaki yapıştırıcılar da probleme yola açabilir. Deri ayakkabılar da bile yapıştırıcılar kullanılır.

Saç Boyaları

Bir çok kişi saçlarını herhangi bir zorluk taşımadan boyar. Bununla beraber bazı kişiler parafenilendiamine(PPD) karşı hassastırlar. PPD kalıcı saç boyalarında kullanılan bir maddedir. Bu madde saça uygulanmadan evvel peroksit gibi bazı kimyasallar ile karıştırılır.

PPDye alerjisi bulunan kişiler kalıcı saç boyalarını kullanmamalıdır. PPD ye alerjisi olan kişilerin ¼ ü yarı kalıcı boyalara karşı da alerjiktir. Bu nedenle uygulanmadan evvel pakette anlatıldığı gibi patch (yama) testi uygulanmalıdır.

PPD ye alerjik bir çok kimse kalıcı olmayan boyaları kullanmalıdır. Bununla beraber az sayıda kişi bu maddelere karşı da hassasiyet gösterebilir.

Bazı kıyafetler PPD içerirken , bazı giysiler de PPD”ye karşı çapraz reaksiyon gösteren boyalar içerebilir. Bunun sonucu olarak bu kişiler özellikle naylon ve polyester gibi sentetik maddelerden yapılmış, siyah renkteki elbiseleri giyemez.

PPD ye hassasiyet gösteren olguların %25 i PPD ile ilişkili olan ve lokal anestezi için kullanılan benzokain maddesine karşı alerjiktir.

Neomisin

Neomisin bir çok antibiyotikli krem, pomad, losyon , göz ve kulak damlaları da bulunan bir antibiyotiktir. Bazen diğer antibiyotikler ve kortizon ile kombinasyon halinde bulunabilir. Bu ilaçları herhangi bir nedenle kullanan kişilerin bazılarında alerjik reaksiyon gelişebilir.

Deri Bakın Ürünleri

Parfüm, losyon ve kozmetikler alerjik kontakt dermatite neden olabilir. Bazı kişiler kozmetik ürünlerdeki koku maddelerine hassastır. Diğer bir kısım hastalar ise kozmetik maddelere bozulmayı engellemek için konulan Koyuyucu maddelere karşı alerji gelişebilir.

Koku veren maddeler karşı alerjisi olanlar kokusuz kozmetik ürünleri kullanmalıdır. Fakat kokusuz ürünler bile, içerdikleri kimyasalların kokusunu gidermek amacıyla eklenen kokuları ihtiva edebilir. Gerçekten prezervatif (koruyucu) madde içermeyen ürün çok azdır. Koruyuculara karşı olan alerji patch (yama) testi ile saptanabilir.

Kromatlar

Krom içeren kromatlar sıklıkla alerjik kontakt dermatite neden olur. Kromatlar çimento, deri, bazı kibritler, boyalar ve paslanmayı giderici ürünlerde bulunur. Bu madde ile temas, otomobil, kaynak, çimento, döküm işleri, yol yapımı işleriyle uğraşanlarda sıktır. Kromatlar açık kahve renkteki deri ayakkabı ve kıyafetlerin yapımında da kullanılır. Ayakkabı dermatitleri kromat içeren deri ürünlerinin kullanılması sonucunda oluşur.

Tedavi

Alerjik kontakt dermatiti olan kişiler aşağıdaki kurallara uymalıdırlar:

Reaksiyona neden olan maddeden uzak kalınmalıdır. Dermatoloji uzmanları etken olan maddeler ve bunlardan korunma konusunda hastalarını bilgilendirir.

Alerjen maddeyi içermeyen ürünler kullanımı alerjik reaksiyon gelişimini engeller. Dermatoloji Uzmanınızdan bu ürünler hakkında bilgi alınız.

Kaşıntı Nedir – Cilt Hastalıkları

Kaşıntı nedir?

Kaşıntı kaşınma arzusu uyaran bir duygudur. Kaşıntı kişiyi oldukça rahatsız edebilir. Şiddetli olduğunda uykusuzluğa, gerginliğe ve depresyona neden olabilir. Kaşıntının gerçek nedeni bilinmemektedir. Derideki sinirler etkilenerek, histamin adlı bir kimyasal salgılanınca, beyinde kaşıntı duyusunu oluşturur. Kaşıntı bazen bir cilt hastalığı ile birlikte olabilirken, bazen de bir iç hastalığının belirtisi olabilir. İç organ hastalığı bulunmayan diğer kaşıntılı hastalarda kaşıntının nedeni psikolojik olabilir.

Kimlerde kaşıntı vardır?

Kaşıntının çok belirgin rahatsızlık verdiği bir çok deri rahatsızlığı vardır. Örneğin kurdeşen, su çiceği ve egzema da kaşıntı vardır. Bazı deri hastalıklarında ise döküntü olmadan kaşıntı olabilir. Yaşlılarda görülen kuru deriye bağlı kaşıntı bunun bir örneğidir. Bu kaşıntı özellikle kışın atar ve deride başka bir bulgu yoktur.

Kaşıntının nedeni genellikle kuru cilt olmakla birlikte bazen kaşıntının nedeni bir iç hastalığı da olabilir. Derinin uyuz gibi bazı parazitik hastalıklarında da oldukça kaşıntı mevcuttur. Dermatoloji uzmanları bu hastalıklara muayene ile kolaylıkla tanı koyabilirler. Eğer bir bende kaşıntı var ise bu benin kansere dönüştüğünün bir belirtisi olabilir. Bu durumda tanı koyabilmek için biyopsi yapmak gerekebilir.

Kaşıntıya neden olabilecek bir çok iç hastalığı vardır. En sık rastlanılan böbrek yetmezliğine bağlı kaşıntıdır. Hepatit C yi de içeren karaciğer rahatsızlıkları, guatr ( tiroid bezinin fazla veya az hormon salgılaması) da kaşıntı nedenleri arasındadır. Demir eksikliği, polistemia vera ve multibl myeloma gibi kan hastalıklarında da kaşıntı olur. Ara sıra lenfomalarda da kaşınyı görülebilir. İnme gibi nörolojik tablolarda da kaşıntı olabilir.

Kaşıntı nasıl tedavi edilir?

Doktorunuz öncelikle kaşıntının nedenini araştırır. Dikkatli bir cilt muayenesi, kan testleri, gerekirse biyopsi yapar. Eğer kaşıntı egzema veya kurdeşen denen bir cilt hastalığından kaynaklanıyorsa bu hastalıkların tedavisi kaşıntıyı giderir. Eğer hastalık bir iç hastalığından kaynaklanıyorsa kaşıntı giderici haplar ve ultraviyole tedavisi kullanılır. Kaşıntının bir çok nedeni olmasına rağmen bir çok tedavisinde temel bir kaç uygulama vardır. İlk olarak sıcak banyo ve duş yasaklanmalıdır.

Hafif ve ince kıyafetler ve serin bir ortam kaşıntınıyı azaltır. Sabunlar derinizi kuruturlar, bu nedenle hassas ciltler için olan uygun sabunları kullanınız. Banyoda iyi durulanınız, sabun artığı kalmamasına dikkat ediniz. Banyodan çıktıktan 2-3 dakika içinde nemlendirici uygulayınız. Su çiçeği ve böcek ısırıklarına bağlı su kabarcıklı hastalıklarda kalamin içeren losyonlar iyi gelebilir. Kaşıntı oldukça rahatsızlık verebilen bir durum olabilmekle beraber genelde tedaviye iyi cevap verir.

Cilt Hastalıkları Nelerdir – Cilt Hastalıkları

Doktorumuz Melisa Eczacıbaşı sizden gelen soruları yanıtlıyor. Merhaba 24 yaşındayım.saçlarım, kaşlarım ve kirpiklerim dökülüyor bugüne kadar cilt yağlanması ve sivilce sorunum olmadı. Şimdi cildim yağlanıyor ve sivilce sorunum var nedeni nedir sizce? Doktor kaşlarımın dökülmesi için stres dedi 5 ay geçti dökülmesi durmadı. Kaşsız kalmaktan korkuyorum dökülen kaşlar tekrar çıkar mı? Ne yapmalıyım?

Bu tip sorunların nedeni stres olmakla birlikte bazen vücut direncini etkileyecek faktörler ve geçirdiğiniz başak hastalıklar da olabilir, şikayetleriniz geçmiyorsa onları da kontrol etmek gerekir.

23 yaşındayım, gözlerimin altında mor ve çukurumsu bir görünüm var. Uykusuz kalınca bu çukurumsu görünüm ve morluk daha fazla belli oluyor. Bu durum için ne yapabilirim. Kullanabiliceğim bir ürün veya doğal bir yöntem var mı?

Göz çevresindeki morluklar için bazen kozmetik ürünler ve ya soyucu bazı tedavi şekilleri uygulanabilir, amaç onları tamamı ile geçirmek değil, şikayetlerinizin bir dereceye kadar hafifletmektir.

Tenimin koyuluğundan şikayetciyim bir kapsül varmış ama karaciğere büyük zarar veriyormuş bunun hakkında bilgi alabilir miyim bir de bana önerebileceğiniz ürün varsa lütfen yazınız.

Teninizin rengini tamamen değiştirmek gibi bir seçeneğimiz yok, leke olan yerlerde bazı tedavi seçenekleri ile lekenin geçmesini sağlayabiliriz.

Bacaklarımda batık problemim var. Düzenli ağda yaptırıyorum kıllar deri altında uzuyor. Ne yapmam gerekir. Kılları çıkarmak için uğraşıyorum bu da lekelenmelere neden oldu. Ne olur bana cevap yazın. Saygılar.

Geçmiş olsun, tabi batık problemi bir çok kişide görülen bir problem, kıl köklerini tamamı ile yok edecek bir yöntem gerekir, bu konuda lazer epilasyon doğru yapıldığı takdirde gerçekten
yüz güldürücü sonuçlar veriyor.

Merhaba doktor hanım, yaklaşık 5 aydır ayağımda ve elimde kabuklanma oluyor, soyuluyor tekrar kabuk bağlıyor. Özelliklede sağ ayağımın topuk kısmında derin kabuk bağlıyor. Mayıs ayında önce kabarcıklar oluştu elimde, birkaç kez doktora gittim ilaç verdiler, hatta checkup”tan geçtim iç organlarımda herhangi bir şey çıkmadı. Kullanmadığım ilaç kalmadı, hatta koca karı ilaçlarını bile dener oldum ama hiçbir faydası olmadı.

El parmaklarımın şekli değisşi, topuğumdaki kabuklanma bir türlü geçmedi.kaşıntı oluyor, soyuluyor ve tekrar kabuk bağlıyor. En son gittiğim doktor bunun stresten kaynaklandığını söyledi bana o kadar stres yapmıyorum ama yinede geçmiyor. Ne yapmam gerekiyor? Vereceğiniz cevap için şimdiden çok teşekkür ediyorum..

Bu tip rahatsızlıklar bazen geçirdiğiniz başka rahatsızlıklar, elinize sürekli temas eden dış etkenler, vücut direncini etkileyen faktörlerden da gelişebilir, yine de çok kesin tanı için belki biyopsi yapmak bile gerekebilir.

20 yaşındayım ve yüzümde sivilce izleri var bunlar özellikle çene bıyık bölgesinde.ayrıca çene alın ve bıyık bölgesinde renk farklılığı var buralar daha koyu renkte. Kimyasal peeling yaptırmayı düşünüyorum ama oldukça maliyetli. Bu ada bir güzellik uzmanı bana 4 adet ürün tavsiye etti ve çok garanti etti. Sizce bunları alamalı mıyım? Kimyasal peeling yaklaşık kaç seans sürer hangi aralıklarda ve fiyatı tahmini olarak nedir?

Yüzünüzdekiler sivilce izi mi leke mi ilk başta iyi bir karar vermek gerekir, sivilce izler veya lekelerin bir tek kozmetiklerle geçebileceğini hiç düşünmüyorum, belki bir dereceye kadar azaltıcı olabilir, ama tamamı ile yok edemez özellikle derin yerleşimli oldukları zaman bu konuda tıbbi tedaviler daha çok işinize yarayacaktır, seans sayısı probleminizin yoğunluğuna göre değişir, yine yaptığımız peeling türüne göre seans aralıkları da değişiyor.

30 yaşındayım fakat saçlarımda kır çok. Ortaokuldan beri vardı babamlar ve dayımlar tarafında hep kırlaşma var saçlarında.. Saçlarımdaki beyazlar için ne yapabilirim? Saç boyası çözüm olabilir mi? Ne kadar gider boyandığında? Ayrıca jöle gibi saça sürülen şeffaf bir madde olduğunu duydum ilk bir hafta da hergün daha sonra 15 günde bir daha sonra ayda bir, yılda bir sürülüyormuş ve beyaz saçlar saçın kendi rengini alıyormuş böyle birşey var mı? Sağlıklı mı?

Kozmetik boyalar hakkında bu konu üzerinde çalışan kişilerle görüşürseniz size daha çok yardımcı olabileceklerine düşünüyorum.

28 yasındayım bıyık bölgesinde oluşan lekelenmeden şikayetçiyim epilasyon veya sir ağda yaptırmadığım halde bu lekeler oluştu kullanmadığım leke kremi kalmadı daha başka ne yapabilirim?

Belki güneş ve ya hormonal ve ya başka nedenleri olabilir, leke tedavisi almanız gerekir.

Doğuştan sağ bacağımın diz bölgesinde 5 cm. çapında koyu kahve rengi leke var. Ne yapabilirim? Şimdiden Teşekkürler…

İlk aşamada tam tanı gerekebilir, daha sonra duruma göre lazer veya uygun başka tedaviler seçilir.

Roaccutane tedavisi gördüm tedavimin biteli yaklaşık 1 ay oldu. yüzümdeki tüyler için lazer tedavisi yapırmak istiyorum sizce yaptırmalı mıyım?

Roaccuten dozu çok yüksek olmadığı takdirde her hangi bir sorun çıkmaz.

23 yaşında bir erkeğim yüzümde iltihaplı çene ve bıyık taraflarında sivilceler çıkıyor. Doktora 2-3 defa gittim antibiyotik cilde uygulanan kremlerden uzunca bir süre kullandım ama bir sonuç alamadım.5-6 yıldır hep böyle son olarak aloe vera bitkisel ilaçlardan kullandım ama bir fayda göremedim. Ne yapmamı tavsiye edersiniz?

Merhaba yapılan doğru ve düzenli bir şekilde uygulanan tedavi ile kesin iyi sonuç alacağınızı düşünüyorum, tabi yaşınız uygun olduğundan zaman zaman sivilceleriniz çıkabilir, bu durumda da onlara hemen müdahale etmek gerekir, saygılar.

Merhaba ben sitenizin bu bölümünü yeni keşfeden bir okuyucunuzum 18 yaşıdayım ve erkeğim benim sorunun alnımın ortasında yumurta büyüklüğünde bir dogum lekesinin olması. Bu leke yazın bronşlaştığımda bir nebze olsun kayboluyor ancak kışları tekrar açığa çıkıyor ve ışıkta daha da belirginleşiyor. Anneme göre bu doğum lekesiymiş. Acaba bu lekeden kurtulmanın yolu var mı?

Leke konusunda en başarılı tedavi şekilleri soyma ve lazer tedavi şekillidir, bu konuda uzman bir dermatologdan yardım almanızı öneriyorum.

Merhaba, benler hangi yöntemlerle yok edilmektedir? Maliyeti nedir? Riski var mıdır? Bilgi verebilirseniz çok memnun olurum.

Aslında benlerle eğer tıbbi açıdan endikasyonu yoksa çok fazla oynamamanızı tavsiye ediyorum, yine de lazer bazen eğer lokalizasyonlari uygun ise belki küçük bir ameliyat ile çıkartmak uygun olabilir, tabi hangi bölgede yerleştikleri ve boyutları, cilt renginiz ve cilt tipiniz önemli faktörler.

Saçımda bundan 4 ay kadar önce bozuk para büyüklüğünde saç kıran oluştu.nasıl bir tedavi yolu izlemeliyim? Bana kesin bir ilaç tavsiye ederseniz sevinirim.selamlar.

Eğer saç kıran ise genelde stres kaynaklı olduğundan daha kısa bir sürede saçınızın tekrar çıkması gerekirdi, eğer çok uzun süreden beri çıkmıyorsa bir dermatoloğa görünmenizi öneririm.

Göğüs ucumda kızarıklık ile birlikte yanma hissi var. Şikayetimle ilgili genel cerrahiye gittim sorunun ciltteki kurumadan kaynaklandığını söyledi daha sonra dermatolojiye gittim egzama olabilir deyip iki pomat verdi ve uzunca bir süre kullanım dedi fakat fayda görmedim.Konu ile ilgili beni yönlendirmenizi ve Ankarada mevcut ssk da çalışan doktor ismi rica ediyor teşekkürlerimi sunuyorum.

Belki bu konuda detaylı bir inceleme ve biyopsi almak gerekebilir,maalesef ankarda her hangi bir tanıdığım

Dermatolog tel adresi istiyorum lütfen

www.melisaeczacibasi.com dan bilgi için baş vurabilirsiniz.

29 yaşındayım ve ergenlik dönemimden beri akne problemi yaşıyorum. 2 dönem roaccutane kullandım 1 sene akne problemi yaşamadım fakat yeniden çıkmaya başladı. ne yapmalıyım bilemiyorum? Yeniden aynı ilacı almak istemiyorum daha kolay ve risksiz bir yöntemle tedavisi mümkün değil mi?

Roaccutane aldığınızda her zaman için doktorunuzun tavsiye ettiği miktarda ve sürede ilaçı almanız gerekir, tekrarlama durumunda eğer çok hafif düzeylerde ise belki daha basit bir tedavi ile onları geçirmek mümkün.

İki sene önce yüzümün bazı bölgelerinde güneş lekesine benzer lekeler oluştu. Olduğum tedaviler ve kullandığım kremler bir işe yaramadı.Sizce lazer ile bu lekelerin geçmesi mümkün mü ya da önerebileceğiniz tavsiyeleriniz var mı?

Leke tedavilerinde her zaman başarı şansı yüzde 100 olmayabilir ama genelde güneş lekeleri yüzeysel lekeler olduğundan uygun bir tıbbi tedavi ile başarılı sonuçlar alabileceğinize düşünüyorum.

18 yaşındayım yüzümde sivilce lekeleri kaldı onları nasıl yok edebilirim acaba? Evde yöntemleri var mı? Fransa”dan soruyorum belkide buranın yemeklerinden olabilir mi?

Sivilceleri zamanında tedavi ettiğinizde genelde hiçbir iz bırakmadan geçerler, ancak çok kistik sivilcelerde bazen iz bırakma ihtimalleri daha fazla olabilir.

19 yaşındayım ve yaklaşık 5 yıldır ciddi bir sorun olan sivilceyle uğraşıyorum sayısız yollar denedim ama nafile bir türlü geçmedi son çare olarak ROACCUTANE ilacını düşünüyorum tabi doktor kontrolünde son çare sizce bu ilaç mıdır?

Diğer tedavilere rağmen çok tekrarlayan sivilcelerde ve kistik sivilcelerde oldukça iyi sonuçlar elde edilir.

T bölgemde sivilceler çıkıyor. Doktora gittim ama fazla sonuç alamadım. Tetra grubunu kullandım. Sivilceleri sıkmadığım halde izler var. Lütfen bana yardımcı olun. Tedavi olmak istiyorum.

www.melisaeczacibasi.com deki bilgiyi okuyabilirsiniz.

Sivilce izlerim var nasıl yok edebileceğim (eğer giderilebilirse tamamen) konusunda yardımcı olursanız gerçekten çok sevinirim.

Sivilce izlerinizin durumuna göre başarı şansımız değişir,daha yüzeysel olan sivilce izleri daha rahat geçebilirken çok derin olan sivilce izlerinde durum değişebilir.

Merhaba. Ciddi olduğunu düşünüyorum bana lütfen yardımcı olup. Geçen yıl ayak parmaklarımın arasında mantar oluştu fakat ben pek ilgilenmedim arada ilaç kullandım ama geçmedi şimdi malesef tırnaklarıma geçti koyu renkte ve kalın oldular. Travacord krem kullanıyorum ama bir iyileşme farkedemedim eğer kullandığım ilaç doğruysa ne kadar sürede etkisini gösterir? Doğru değilse önerebileceğiniz başka bir ilaç var mı?

Mail ortamında ilaç ismi vermek gibi bir seçeneğimiz yok, lütfen bu konuda uzman bir hekime başvurun, durum çok ilerlemeden önce.

Tüm yüzüme lazer yaptırdım. Kıllar çıkmaya başlayınca insanlarla öpüşürken batıyor ve ne kadar daha devam etmem gerekecek seanslara bunu öğrenmek istiyorum. Bu durum normal mi? Lazer çok canımı yakıyor. Bu durum herkeste mi böyledir?

Bu konu ile ilgili size uygulama yapan kişilerle danışın, normal şartlarda lazerden sonra tüylerde böyle bir durum söz konusu olmaması gerekir, seans sayısına da onlar size daha doğru bir bilgi verebilir çünkü tüyünüzün yapısını daha iyi bilir.

Merhabalar. Benim kulağımda (sağ kulağım) bir sorun var. İçinden çok iğrenç kokuda ve sarı renkte sıvı bir şey akıyor. Ne yapmalıyım?

Bu konuda kulak burun boğaz uzmanları size daha çok yardımcı olabileceklerini düşünüyorum.

Yüzümde sivilce çok bazen azalır bazen de aşırı çoğalıyor yüzümde yağlı gitmesi için ne yapabilirim? Nasıl korunmalıyım traştan sonra çoğalıyor.

Sivilcelerdeki artış yağ bezlerin faaliyetlerinin artığını gösteriyor, değişik nedenlere bağlı gelişebilir, stres, yanlış kullanılan kozmetik, genetik…..

Uzman doktor cildime peeling uyguladı kabuklanma olucak dedi fakat olmadı hatta cildimde bir değişiklik de olmadı sivilcelerim çok yoğun olmamakla birlikte gözeneklerimden şikayetçiyim.

Bazen çok yüzeysel peelinglerde kullanılan ilaça bağlı kabuklanma görülmeyebilir, bunda yanlış her hangi bir durum yok, lazer da uygulanabilir.

Roza hastasıyım. Roza hastası neden meydana gelebilir?

Değişik nedenlere bağlı olabilir, özellikle orta yaş ve üstünde geçirdiği başka hastalıklar, stres, GIS rahatsızlıklar, aşırı baharatlı yiyecekler. Çok dirençli ise lazer öneriyorum.

23 yaşındayım sırt ve omuz bölgemde koyu renkte güneş lekeleri var bunların geçmesi veya renklerinin belirginliğini azaltabilecek krem tavsiye edebilir misiniz?

Tedavi amaçlı lazer uygulanabilir.

Ciltte Pigment Değişimleri – Cilt Hastalıkları

Cildimizin rengini, deri hücrelerince üretilen “melanin” pigmenti belirler. Bazen bu renklendirme mekanizmasına bir şey olur ve cildin bir bölgesi çok fazla melanin üreterek rengi koyulur (chloasma).
Bunun tersi de olur; cildin bir bölümünde hiç melanin üretilmeyince orası beyazlaşır. Beyaz bir leke periyodik olarak geliştiğinde “vitiligio” denen hastalığınız var demek olabilir.

Belirtiler

-Deride yavaş yavaş büyüyen beyaz lekeler,

-Deride koyu kahverengi lekeler.

Chloasma lekeleri en sık yüzde görülür ve pek uzaklara yayıldığı nadirdir. Bunlar en çok hamilelikle veya doğum kontrol hapı kullanmakla bağlantılıdır. Fakat hem kadınlar, hem erkekler, görünüşte hiçbir neden yokken rahatsızlığa tutulabilir.

Vitiligo en fazla 2 ile 30 yaşlarında ilk olarak ortaya çıkarsa da, herhangi bir yaşta başlayabilir. Yüzünüzde, gözlerin yukarısında, veya boyunda, koltuk altı, kasık, el veya dizlerde başlayabilir. Bunlar, çoğunlukla simetriktir ve bütün vücuda yayılabilir. Kalıtım faktörü sıklık-la söz konusudur.

Neden, melanin üreten hücrelerin bağışıklık sistemi tarafından tahrip edilmesi olabilir; bazı durumlarda tiroid sorunları veya pernisiyöz anemi gibi bağlantılı hastalıklar vardır.

Vitiligo da chloasma da hayatı tehdit etmez. Lekeleri gizlemek için kozmetikler veya cilt boyaları kullanılır. Vitiligo lekeleri güneşte kolayca yandığı için güneş yağı kullanmak gerekir.

Tedavi

Cildin düzenli rengini geri getirmek için repigmantasyon ve depigmantasyon tedavileri yapılır. Vitiligo lekelerinin repigmantasyonu, o bölgeyi lokal veya ağızdan alınan ilaçlarla (psoralen) duyarlı hale getirdikten sonra güneşe veya ultraviyole ışınına tutmakla yapılır. Bu 2 ile 3 yıl süreyle haftada 2-3 kere kullanıldığında 10 kişiden 6 sında işe yarayabilir. Ancak, yan etkileri olabilir.

Depigmantaspyon, chloasma lekelerinin rengini açan veya eğer vitilogonuz varsa geriye kalan cildin rengini açan losyonlar (benoquine veya hydroquinone) kullanarak yapılır.

Kişisel Cilt Muayenizi Nasıl Yapabilirsiniz – Cilt Hastalıkları

Deri kanserleri en sık rastlanılan kanserlerden biridir. Özellikle beyaz tenli insanların üçte ikisini etkiler. Amerikan Dermatoloji Akademisi(AAD) ciltkanserlerinin her yıl %4-5 oranında hızla arttığını ve bununda yılda 1.000.0000 yeni vaka anlamına geldiğini belirtiyor.Eğer erken saptanırsa, cilt kanserlerinın tedavisi kolaydır. Bununla beraber eğer cilt kanseri ilerlerse, çok önemli sakatlıklara ve hatta ölüme neden olabilir. Bu nedenle erken teşhis ve tedavi kişisel cilt muayenesi ile daha da önem kazanıyor.

Cilt muayenesini kimler yapmalıdır?
Herkes kendi cilt muayenesini kolaylıkla yapabilir. Her aile çocuklarına erken yaşta cilt muayenesini nasıl yapabileceğini öğretmelidir. Yıllık dermatoloji uzmanının yapacağı muayene ile birlikte, kişinin kendisinin yapacağı muayene deri kanseriyle savaşmanın en iyi yoludur.

Kişinin kendi kendine yaptığı muayene bir dermatoloji uzmanının muayenesi eklenebilir. Dünyanın bir çok yerinde gelişmiş görüntüleme sistemleri geliştirilmiştir. Vücudun tüm dijital fotografının alınması ile birlikte, daha yakın mikroskopik görüntülerde alınabilir. Bu görüntüler dermatoloji uzmanları tarafından değerlendirilir. Belli aralıklarla çekilen fotograflarla benlerde zamanla oluşan değişiklikler farkedilebilir.

Cilt muayenizi ne zaman yapmalısınız?

Düzenli olarak yapılan kişisel cilt muayenesi cilt değişikliklerinin saptanmasına ve muhtemel bir öncül kanser bulgusunun atlanmmasına yardımcı olabilir.

Muayenizi alışkanlık olana kadar sık sık yapılmalı, fakat kendinize sıkıntı vermeyecek sıklıkla yapılmamlıdır. Bir çok insan için 3 aylık aralıklarla muayene yeterlidir. Bir süre sonra kişinin kendi kendine yapacağı muayene, tecrübe ile 10 dakika gibi kısa bir süreye indirilebilir. herhangi bir değişiklik saptarsanız cilt hekiminize başvurunuz.

Nelere bakılmalıdır?

3 tip deri kanseri vardır:

Bazal hücreli karsinoma
Skuamöz hücreli karsinoma
Melanom
Hepsinin kendine ait değişik görüntüleri olması nedeni ile erken evrede oluşan bulguları bilmek önemlidir. Özellikle derinizde gelişen ani değişikliklere dikkat edilmelidir. Bilinmelidir ki size hiç zararı olmasa da, şüpheli bir noktacık bile göz ardı edilmemelidir. Deri kanserleri ağrısız olabilir, fakat aynı zamanda çok tehlikeli olabilir. Eğer bir veya dah fazla şüpheli belirti saptarsanız dermatoloji uzmanına muayene olunuz.

Şüpheli belirtiler nelerdir?

Aşağıdaki uyarı şaretlerini gördüğünüzde bir cilt hekimine başvurunuz.

Herhangi bir deri bölgesindeki bir deri oluşumu aniden büyürse ve görüntüsü parlak, kahve, siyah veya çok renkli bir durum alması
Sonradan oluşan veya doğuştan olan bir ben veya herhangi bir leke:
Rengini değiştirmesi
Boyutu ve kalınlığını arttırması
Yüzeyi değişmesi
Dış sınırı düzensizleşmesi
6 mm”den veya bir kurşun kalem çapını aşması
21 yaşından sonra yeni lekelerin çıkması
Bir ben veya yaranın:
Kaşınması
Kabuklanması
Parçalanması
Kanaması
Üç haftadan fazla süre ile iyileşmeyen bir yaranın varlığı
Kişisel cilt muayenesi için neler gereklidir?

Parlak bir ışık
Boy aynası
El aynası
Saç kurutma makinesi
2 sandalye
Bir muayene formu
Bir kalem
Nerelere bakılmalıdır?

Muayene baştan başlayıp, ayaklarda sonlanmalıdır.

Yüzünüzü, özellikle burnunuzu, dudaklarınızı, ağzınızı, kulaklarınızın önünü ve arkasını muayene edin. Bir veya iki ayna kullnarak arka ve yan bölgeleri net görün.

Saç kurutma makinesi ve ayna kullanarak saçlı derinizin her yanını inceleyin. Eğer mümkünse bir arkadaşınızdan veya aile bireylerinden yardım isteyin.

Ellerinizi dikkatle kontrol edin; avuç içi, el sırtı, parmak araları, tırnak altları. Kontrol işlemine bilekler ve kolunuzun ön ve arka yüzlerini inceleyerek devam edin.

Bir boy aynası önünde, dirseklerinizden omuzunuza kadar kontrol edin. Koltuk altınızı ihmal etmeyin.

Bir sonraki inceleme alanı boyun,göğüs ve vücudun üst kısmıdır. Bayanlar meme altlarına gelen cilt bölgelerini dikkatle muayene etmelidir.

Sırtınızı boy aynasına dönerek ve elinize bir el aynası alarak sırtınızı, omuzlarınızı, boynunuzun arka tarafını, kollarınızın arka taraflarını gözlemleyin

Yine iki aynayı kullanarak belinizi, kalçalarınızı, bacaklarınızın arka bölümlerini kontrol edin.

Oturun. Bir başka sandalye veya tabure üzerine ayaklarınızı koyarak altlarını inceleyin. Bir el aynası yardımı ile cinsel organlarınızı kontrol ediniz. Bacaklarınızın, kalçalarınızın ön ve yanlarına, ayaklarınızın üzerine, parmaklarınızın arasına, tırnakların altına bakın. Ayaklarınızı ve topuklarınızı muayene edin.

12


  • Site İçi Özel Arama Yapın

  • E-posta Aboneliği

    Güncel haberlerimizin günlük olarak e-posta adresinize gelmesin istiyorsanız lütfen abone olun.
    Bu hizmetimiz FeedBurner altyapısını kullanmaktadır.
  • Tanıtım


Cinsellik kadın yemek tarifleri saç bakımı